EKONOMİ
Giriş Tarihi : 16-11-2021 11:45

Fosil yakıtlara bağımlı Orta Doğu ekonomileri temiz enerji dönüşümü için yol haritası arayışında

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Birol, bazı petrol üreticisi ülkelerin temiz enerjiye geçişin önlenemeyeceğinin farkında olduğunu ve buna uygun yol haritası oluşturmaya çalıştıklarını belirtti.

Fosil yakıtlara bağımlı Orta Doğu ekonomileri temiz enerji dönüşümü için yol haritası arayışında

 

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE), küresel petrol ve doğal gaz endüstrisinin en büyük konferansı olan ADIPEC'te enerji sektörünün temiz enerji dönüşümünü nasıl başaracağına yönelik çalışmalarıyla yaşam boyu başarı ödülüne layık görüldü.

Dün gerçekleştirilen ödül töreni sonrası AA muhabirine açıklamalarda bulunan Birol, petrol üreticisi ülkelerin temiz enerjiye geçiş konusundaki tutumlarına ilişkin, "Bazı petrol üreticisi ülkeler iklim değişikliğiyle mücadelede adım atma konusunda temkinli ya da adım atmak istemiyor. İklim değişikliği müzakerelerinde en fazla sorun çıkan konulardan birisi bu. Bazı ülkeler ise temiz enerjiye geçişin önlenemez olduğunun farkındalar ve artık bu gerçeği kabul ederek ekonomilerini buna göre yönlendirmeye çalışıyorlar. Özellikle petrol üreticileri için temiz enerji dönüşümünde adım atmaları konusunda yaptığım önderliği taltif ettiler ve BAE İklim Değişikliği Özel Elçisi Sultan Ahmed Al Jaber'den bu ödülü aldım. Böyle bir ödülün çok önemli olduğunu düşünüyorum çünkü petrol üreticisi ülkelerin temiz enerji dönüşümüne yönelik bir önderlik fikri için arayış içinde olduklarını gösteriyor." diye konuştu.

Birol, Orta Doğu'daki birçok ülkenin ekonomisinin petrol gelirlerine bağlı olduğunu anımsatarak, petrol gelirlerinin düşmesinin sadece ekonomik değil sosyal olarak da ciddi sorunlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Son 900 yılın en kötü kuraklığı yaşanıyor

Bazı ülkelerin bu gerçeği kavrayarak gelirlerini çeşitlendirmeye çalıştığını belirten Birol, "UAE, Katar, Umman ve Irak gibi ülkeler gelişmeleri takip ediyor ve petrole bağımlı ekonomilerinde yenilenebilir enerji, karbon yakalama, hidrojen ve amonyak gibi yeni teknolojilere geçiş yapmaya çalışıyorlar. Bu alanlarda potansiyelleri de oldukça yüksek ve mühendislik tecrübeleri de var." dedi.

Birol, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin küresel ısınmayı daha derinden hissettiğine dikkati çekerek şöyle devam etti:

"Bölge bugün son 900 yıldaki en kötü kuraklığı yaşıyor. Bu nedenle fosil yakıtlardan temiz enerji alternatiflerine hızlı bir geçiş gerekiyor. Kaynak zengini ülkelerin ekonomi modellerindeki köklü değişiklikler tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar kaçınılmaz görünüyor. Geleceğin geçmişten çok daha farklı olacağını söylemek gerek. Bu nedenle birlikte çalışmak çok önemli. Ekonomileri çeşitlendirme ve düşük karbonlu dönüşümü desteklemek için proaktif yaklaşım benimseyen ülkeler arasında özellikle ilk harekete geçenler başarılı olabilir."

Politik irade ve strateji ihtiyacı

Birol, bu kapsamda BAE ile 2050'ye kadar ülkenin temiz enerji dönüşümüne yönelik bir yol haritası hazırlayacaklarını dile getirdi.

Umman, Irak ve Mısır ile de bu konularda beraber çalışacaklarını ifade eden Birol, "Ekonomileri fosil yakıt gelirlerine bağlı bu ülkelerde finansmanın yeterli şekilde temiz enerji dönüşümüne kanalize edilmesi, politik irade ve net bir stratejinin olması lazım. Bazı ülkelerde bu net vizyon var." diye konuştu.

Birol, Birleşmiş Milletler 27. Taraflar Konferansı'nın başkanlığını Mısır'ın, 28. Taraflar Konferansı'nın başkanlığını ise BAE'nin yapacağını belirterek, bunun, dikkatlerin iklim değişikliğiyle mücadele ve temiz enerji dönüşümüne çekilmesi açısından önemli olduğunu söyledi.

Dönüşüm için bugünün en az 10 katı yatırım gerekiyor

Irak ekonomisinin yüzde 89'u petrol ve doğal gaz gelirlerine bağlı. Bu oran, Bahreyn ve Libya için yüzde 72, Suudi Arabistan için yüzde 69, Kuveyt için yüzde 67, Birleşik Arap Emirlikleri için ise yüzde 52 olarak hesaplanıyor.

IEA verilerine göre, Orta Doğu'daki üretici ülkelerde temiz enerji ve teknoloji yatırımları yıllık 16 milyar dolar seviyesinde bulunuyor ve bu rakam küresel yatırımların ancak yüzde 2'sini oluşturuyor. Söz konusu ülkelerin toplam enerji talebindeki payı ise yüzde 5 seviyesinde bulunuyor.

Üretici ülkelerin, temiz enerji ve teknolojileri, enerji verimliliği, düşük emisyonlu yakıtlar başta olmak üzere dönüşüm için 2030'a kadar yıllık 130 milyar dolarlık yatırım yapması gerekiyor. Bu rakamın 2030 ile 2050 dönemi için ise yıllık 295 milyar dolar olacağı hesaplanıyor.