Nakil tartışmaları sürerken, e-Okul ekranında sessiz ama çok şey söyleyen bir cümle duruyor:
“Nakil başvuru ve kabul işlemleri Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği 38/4-a maddesine göre dönemin son üç haftasından itibaren kapatılmıştır.”
Aslında her şey burada başlıyor.
Yönetmelik açık.
Takvim belli.
Ancak veliler için tablo hâlâ net değil.
Çünkü aynı ekranda kontenjanlar görünmeye devam ediyor.
Ve bu durum, doğal olarak şu soruyu doğuruyor:
Madem nakiller kapalı, kontenjan bilgisi neden hâlâ aktif?
Sorun Kuralda Değil, Algıda
Bu noktada meseleyi doğru yere koymak gerekiyor.
Ortada bir eksik mevzuat yok.
Bir karmaşa varsa, bu daha çok bilgilendirme ve algı yönetimiyle ilgili.
Veliler, yönetmelik maddesini başvuru yapamadıklarında fark ediyor.
O ana kadar ise sistemin açık olduğu düşünülüyor.
İşte belirsizlik tam olarak burada başlıyor.
Zamanlama Her Şeydir
Eğitimde zamanlama çok önemlidir.
Bir öğrencinin nakil ihtiyacı, takvimle sınırlı olmayabilir.
Dönemin son haftalarına girildiğinde başvuruların kapatılması elbette akademik düzen açısından anlaşılabilir. Ancak bu durum, önceden ve güçlü biçimde anlatılmadığında, mağduriyet algısını beraberinde getiriyor.
Kimse kuralı sorgulamıyor.
Ama herkes süreci anlamak istiyor.
Beklenti Çok Basit
Velilerin beklentisi büyük değil:
Nakil hangi tarihlerde mümkündür?
Hangi tarihten sonra neden yapılamaz?
Kontenjan bilgisi neyi ifade eder?
Bu sorulara net cevap verildiğinde,
beklemek de kabullenmek de kolaylaşır.
Sonuç Yerine
Eğitim sistemi, kurallarla olduğu kadar güvenle de ayakta durur.
Güven ise netlikten doğar.
Yönetmelik maddesi bir gerçektir.
Ancak bu gerçeğin, sahada doğru anlaşılması da en az onun kadar önemlidir.
Bugün yapılması gereken;
kuralları değiştirmekten çok,
kuralları daha anlaşılır hale getirmektir.
