Sessiz Kalan Bir Sistem, Yüksek Sesle Bekleyen Çocuklar

Abdullah AKAY

25-12-2025 13:41

.

Bazen bir mesele vardır;

ne sokaklara taşar,

ne de yüksek sesle tartışılır.

Ama binlerce evde aynı anda konuşulur.

Bugün lise nakil sürecinde yaşananlar tam olarak böyle bir mesele.

Her hafta pazartesi günü umutla açılan bir ekran, cuma günü sessizce kapanan bir başvuru…

Ve arada kalan çocuklar.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın oluşturduğu nakil sistemi, iyi niyetle kurulmuş, düzenli işleyen bir çerçeveye sahip. Kontenjanlar şeffaf, puanlar sistemde açık, başvuru süreci belli. Kağıt üzerinde her şey olması gerektiği gibi.

Ancak sahada, yani gerçek hayatta, sistemin bazı noktalarında doğal ama giderilebilir tıkanıklıklar oluştuğu görülüyor.

Velilerin Sorduğu Basit Bir Soru Var

Veliler çok karmaşık bir şey sormuyor aslında:

“Kontenjan açık, puan yetiyor…

Peki neden nakil olmuyor?”

Bu soru ne bir itham içeriyor, ne de bir suçlama.

Sadece bir açıklama ihtiyacını ifade ediyor.

Çünkü aynı başvuru haftalarca tekrarlandığında,

aynı sonuç alındığında, insan ister istemez durup düşünmek istiyor.

Okulların Yükü, Ailelerin Beklentisi

Şunu teslim etmek gerekir:

Okul yöneticilerinin de sorumluluğu ağır.

Sınıf dengeleri, okul iklimi, akademik uyum, fiziki şartlar…

Ancak tam da bu noktada, iletişim ve şeffaflık devreye girmeli.

Bir başvurunun neden gerçekleşmediğini bilmek, velinin de öğrencinin de en doğal hakkı.

Bilmediğiniz bir gerekçe, zamanla belirsizliğe dönüşür.

Belirsizlik ise güveni zedeler.

En Çok Kim Etkileniyor?

Bu süreçten en çok etkilenenler;

Ulaşımı zor olan öğrenciler

Güvenlik nedeniyle okul değiştirmek isteyen aileler

Akademik uyum arayan gençler

Yani sistemi zorlamak isteyenler değil, sisteme uyum sağlamak isteyenler. Bu nedenle konuya bakarken, bir sorun aramaktan çok, bir iyileştirme alanı görmek gerekiyor.

Bu Bir Eleştiri Değil, Bir Davet

Bu yazı ne bir kurum hedef alıyor, ne de bir yönetimi eleştiriyor.

Aksine, Türkiye’nin eğitim yönetimindeki tecrübesine duyulan güvenle kaleme alınmış bir yapıcı çağrıdır.

Daha açık gerekçeler, daha net bilgilendirme, daha öngörülebilir bir nakil süreci…

Bunlar sistemi zayıflatmaz, tam tersine güçlendirir.

Çocuklar Bekliyor

Bu mesele, rakamlardan ve tablolarından önce, çocukların duygusuyla ilgilidir.

Bir çocuğun her hafta aynı umudu kurup, aynı sessizliği yaşaması, eğitimde görmek istemediğimiz bir tablodur.

Bu sessizlik duyulursa, küçük dokunuşlarla büyük rahatlama sağlanabilir.

Son Söz

Türkiye, eğitimde sorunları konuşarak değil, iyileştirerek aşmış bir ülkedir.

Bugün de yapılması gereken budur.

Sessiz kalan bir sistemi, yüksek sesle bekleyen çocuklar adına, biraz daha görünür kılmak…

Bu yazının niyeti budur.

DİĞER YAZILARI Yönetmelik Var, Kontenjan Var… Peki Öğrenci Nerede? 01-01-1970 03:00 Veliler Yalan Beyana Mecbur, Bürokratlar Siyaset Peşinde! 01-01-1970 03:00 Bursa Eğitimde Fırsat Eşitsizliği 01-01-1970 03:00 Vicdanlı ve merhametli çocuklar büyütün! 01-01-1970 03:00 Yıldırım’da kentsel dönüşüm rüzgarı 01-01-1970 03:00 Eğitimin Temel Sorunları: Geleceğimizi İhmal Ediyoruz 01-01-1970 03:00 Yıldırım’ın “Yılmaz” bir belediye başkanı var 01-01-1970 03:00 Devlet Okullarındaki Yapısal Sorunlar ve Çözüme Yönelik Öneriler 01-01-1970 03:00 Yıldırım'da Zaferin İzinde Kutlamalar 01-01-1970 03:00