İşletmelerdeki güvenlik kameralarını ekstra donanım maliyetine gerek kalmaksızın yapay zeka entegrasyonuyla dijital birer vardiya amirine dönüştüren Suras AI Yapay Zeka ve Yazılım Mühendisi İhsan Burak Yılmaz ile Fatih Abacı restoranlardan dev üretim tesislerine kadar operasyonel aksaklıkları, ciro kayıplarını ve iş güvenliği risklerini anlık tespit eden yerli sistemin detaylarını paylaştı.
Sektörde yıllardır yaşanan operasyonel aksaklıkları, ciro kayıplarını ve verimlilik sorunlarını birebir gözlemleyerek geniş kapsamlı bir Ar-Ge çalışması başlattıklarını belirten Suras AI Yapay Zeka ve Yazılım Mühendisi İhsan Burak Yılmaz; geliştirdikleri yerli yazılımın detaylarını, veri güvenliği esaslarını ve işletmelere sağladığı katma değeri paylaştı. Yılmaz, geleneksel kamera sistemlerinin aksine geliştirdikleri yapay zeka modelleri sayesinde kameraların sadece görüntü kaydeden birer cihaz olmaktan çıkıp, işletme performansını analiz eden, iş kazalarına anında müdahale imkanı tanıyan ve haftalık verimlilik raporları sunan dijital bir operasyon uzmanına dönüştüğünü vurguladı.

"Kamerayı dijital vardiya amirine dönüştürüyoruz"
Sektörde yıllardır yaşanan sorunları analiz ederek bu yola çıktıklarını ifade eden İhsan Burak Yılmaz, "Kurucumuz Fatih Abacı ile birlikte yıllardır edindiğimiz tecrübelere göre sektörde yaşanılan problemleri analiz ettik. Üretim süreçlerini rahatlatacak, ciro kaybının önüne geçecek ve maliyetleri düşürecek bir sistem geliştirmek istedik. Bir işletme sahibi bugün kazancının artmasını, kayıplarının azalmasını ister ve bunun sonucunda bir vardiya memuru gibi sistemler kullanabilir. Biz bu yazılım sayesinde bunu ortadan kaldırıyoruz. Tamamen dijital bir vardiya amiri sistemi kurarak bunu otomatik hale getiriyoruz. Ve arka planda bu yazılım sayesinde oluşturulan datalarla birlikte aylık, haftalık raporlamalar oluşturup bunu müşterimize sunuyoruz" dedi.

"Ekstra donanım gerektirmiyor"
Sistemin en büyük avantajının mevcut kamera altyapısını kullanması olduğunu vurgulayan Yılmaz, "En güzel tarafı işletmenin mevcut kameralarını kullanan bir sistemimiz var. Mesela bir kafede müşteri servis bekliyor ve bizim yazılımımız bunu anında fark edip kasaya bildiriyor. Bir de iş sağlığı güvenliği tarafı var. Örneğin bir çalışan bayıldığında veya başına bir olay geldiği zaman bunu anında üreticiye bildiriyor. Yani hem verimliliği ve maliyeti hem de iş sağlığı ve güvenliğini sağlamış oluyoruz. Biz buna yazılımdan çok işletmeciyle birlikte öğrenen ve gelişen bir sistem olarak bakıyoruz. İşletmeyle birlikte öğrenen dijital bir ortak geliştiriyoruz" şeklinde konuştu.

"Amacımız gerçekten çalışanla çalışmayanı ayırt edebilecek adaletli bir sistem"
Geliştirilen teknolojinin Türkiye’deki diğer uygulamalardan farkına değinen Yılmaz, kişisel verilerin korunması ve adaletli çalışma ortamına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Biz sadece görüntü analiz etmiyoruz. İşletmeciye veya üreticiye uygun veriler oluşturarak operasyonel süreçleri rahat yönetmesini sağlıyoruz. Bu konuda Türkiye’de çalışma yapan ilk şirket olabiliriz. Yurt dışında bunun örnekleri var ama onlar sadece baret sayımı veya atıl durumda bulunma süreçleri gibi işlemler. Biz bundan farklı olarak iş sağlığı güvenliği ile birlikte çeşitli üretim maliyetlerini hesaplayacak süreçleri veri olarak sunuyoruz. Çalışanların biyometrik görüntülerini almıyoruz. Sadece yaptığı operasyonlarla alakalı olarak bir analiz yapıyoruz ve çalıştığı bölge kimin sorumluluğundaysa ona uygun geri bildirimler sunuyoruz. Biz sadece gerçekten çalışanla çalışmayanı ayırt edebilecek adaletli bir sistem oluşturmak üzerine çalışıyoruz."

"Veriler yurt dışına çıkmıyor"
Veri güvenliği nedeniyle bulut sistemler yerine yerel sunucuları tercih ettiklerini açıklayan Yılmaz, "Yapay zeka firmaları bu hizmeti bulut üzerinden sağlamakta. Biz bu Ar-Ge sürecinde bu modelleri kendi lokal sunucularımızda çalıştırarak süreci rahatlattık. Neden lokal olarak bu çalışmayı gerçekleştirdik? Çünkü elimizdeki veriler yurt dışına gitmesin diye. Kendi elimizde tutup kendi elimizde fine-tune ederek bu modeli geliştirdik. Çok zorlandığımız nokta görüntüyü kurabileceğimiz bir pilot alanın olmamasıydı. Ve bunu kendi evimizin garajında bir kamera kurarak gerçekleştirdik ilk etapta. Kendimizi bir çalışan olarak gösterdik ve bunun üzerinden bir senaryo belirledik" dedi.

Tüm işletmeler için ulaşılabilir maliyetli bir sistemdir"
Eskiden bu tür yüksek teknolojilerin sadece büyük holdingler tarafından kullanılabildiğini aktaran Yılmaz son olarak şunları söyledi:
"Daha öncelerinde bu tarz çalışmaları büyük holdingler büyük yatırımlarla gerçekleştirebilmekteydi. Ama biz bunu her işletmeye uygun fiyatlandırmayla sunuyoruz. Tek şubeli bir restorandan büyük ölçekli fabrikalara kadar herkes bu yazılımı uygun maliyetli bir abonelik modeliyle kullanabilecek."