GÜNCEL
Giriş Tarihi : 18-06-2021 21:15   Güncelleme : 18-06-2021 21:15

Şehit Padişah Murad Hüdavendigar’a Osmangazi Vefası

Osmangazi Belediyesi, Osmanlı Devleti’nin savaş meydanında şehit olan ilk ve tek padişahı olan 1. Murad Hüdavendigar’ı vefatının 632’inci yılında Kosova’daki programın ardından, Bursa’daki türbesi başında da dualarla andı.

Şehit Padişah Murad Hüdavendigar’a Osmangazi Vefası

Osmanlı Devleti'nin 3. padişahı olan, sultan unvanını devlette ilk defa kullanan ve 1.
Kosova Savaşı'nda şehit edilen 1. Murat Hüdavendigar için ilk tören geçtiğimiz Salı
günü Kosova’da düzenlenmişti. Sultan Murad, 1389 yılında şehit edildiği ve iç
organlarının gömülü olduğu Kosova’daki türbesinin ardından bu kez Bursa’daki kabri
başında yad edildi. Bursa’daki anma töreninde ilk olarak, Çekirge 1. Murad
Hüdavendigar Camii'nde Mevlid-i Şerif okundu. İkindi namazının ardından Sultan 1.
Murad Hüdavendigar Han’ın türbesine geçilerek şehit padişahın kabri başında dua
edildi. Duanın ardından, Bursa Mehter Takımı ve Kılıç Kalkan ekibi gösteriler sundu.


Dündar: “Atalarımız Balkanlar’a Barış ve Huzur İçin Gitti”
Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, anma töreninde yaptığı konuşmada
Osmanlı Devleti’nin 3. padişahı Sultan Murad Hüdavendigar’ı şehadetinin 632’inci
yılında rahmet ve minnetle andıklarını söyledi. Şehit padişahın 27 yıllık iktidarı
döneminde ülke topraklarını 95 bin kilometrekareden 500 bin kilometrekareye
çıkardığını ve at sırtından inmediğini belirten Başkan Dündar, “Osmanlı’ya
Balkanlar’ın kapısını açan Sultan Murad Hüdavendigar’ı 16 yıldır Kosova ve Bursa’da
düzenlediğimiz etkinliklerle yâd ediyoruz. Sultan Murad, ülke topraklarını büyütürken
amacı, toprak kazanmak veya ülkeyi geniş coğrafyaya yaymaktan ziyade, Allah
rızasını kazanmak ve oradaki insanların barış, huzur ve güven içerisinde yaşamasını
temin etmekti. Eğer bu düşünce olmasaydı, 600 sene oralarda kalınmazdı. Oradaki
insanlar, bir şekilde isyan ederdi. O yüzdendir ki, bu kadar sene oralarda hüküm
sürdü” dedi.


“Kendi Değerlerimize Sahip Çıkarak Dimdik Ayakta Kalacağız”
Günümüzde emperyalist güçlerin bir yere gittiklerinde kendi dillerini zorunlu kıldığını,
kendi kültürlerini oraya empoze ettiğine vurgu yapan Dündar, “Ancak, bu şekilde ne
kadar kalabiliyorlar, zenginlikler bitene kadar, ya da o zenginlikleri Afrika veya
Asya'daki ülkelerden Avrupa'ya, Amerika'ya taşıyana kadar orada kalmışlar ve o
oradaki huzur güven ortamı da hiçbir zaman tesis edilmemiş. İşte bizim atalarımız,
barış ve güven için oralara gitmiş. Bizler de, o bölgelere gittiğimizde, insanlar bu
düşünceden dolayı bizlere hürmet ve saygı gösteriyorlar. Bize, yine buralara gelin
diyorlar. Siz buralara geldiğinizde, zaten sosyal destek için geliyorsunuz diyorlar. 16
yıldır bu etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. Görüyoruz ki, o bölgelerde bizim kültürümüz ve

mimarimiz yeniden canlanıyor. Eski eserlerimiz yeniden ayağa kalkıyor ve bunu
gördükçe de oradaki insanlara huzur ve güven geliyor. Gitmiş olduğumuz bu yerlerde
kimsenin diline, dinine ve kültürüne müdahale etmeden bu çalışmalarımızı
sürdürüyoruz, barışı tesis etmeye çalışıyoruz. Kendi mimarimizin, kendi kültürümüzün
oraya gittiğini görüyoruz. Piriştine’de 4 minareli güzel bir cami yapıldığını gördük.
Kültürel faaliyetlerimiz, oradaki insanların Bursa ile bağ kurulmasına vesile oluyor”
diye konuştu.


“Kültürümüzü Geleceğe Aktarıyoruz”
Sultan Murad Hüdavendigar için Kosova’daki törenin ardından Bursa’da ikinci anma
programını gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Dündar, “Bu programların
Osmangazi’mizin, Bursa’mızın kültürel olarak yeniden ayağa kalktığını, kültürümüzün
tarihten bugüne ve geleceğe aktarılması adına önemli etkinlik olduğunu
düşünüyoruz. Tabii ki, şehrimiz için önemli yatırımlar yapıyoruz. Fakat, bunlarla
birlikte tarihimizi ve kültürümüzü bilmiyorsak, geleneklerimizi bugüne getiremiyorsak
ve özellikle bugünün dünyasında kendimizden onlara sahip çıkmıyorsak, o emperyal
zihniyet, haçlı zihniyeti çalışmaya devam edecektir. Ancak bu şekilde dimdik ayakta
duracağız ve bunun için de hep birlikte olacağız” ifadelerini kullandı.
AK Parti Bursa Milletvekili Atilla Ödünç de yaptığı konuşmada, Osmanlı’ya 632 yıl
önce Avrupa'nın kapılarını açan şehit padişah Sultan 1. Murad Hüdavendigar’ın
anılmasına vesile olmasından dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’a
teşekkür etti. Ödünç, “Bu programlarla atalarımıza olan özlemimizi, onlara olan
bağlılığımızı sunduğundan dolayı belediye başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Bu
programları hem Kosova’da, hem de Bursa’da en iyi şekilde icra ediyorlar. Bizler,
Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti olarak her zaman bulunduğumuz yerlerde
milletimize ve halkımıza en güzel işleri yapmak maksadıyla büyük bir güçle
çalışmaktayız. Bu programların gerçekleştirilmesinde emeği geçen başta Belediye
Başkanımız Mustafa Dündar ve ekibine çok teşekkür ediyorum” dedi.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Süleyman Çelik de, çok anlamlı bir günde
bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Sultan 1. Murad
Hüdavendigar’ı böyle bir mekânda yâd etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu önemli
programda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Daha sonra söz alan Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu da konuşmasında, 1. Murad
Hüdavendigar’ın hayatı ve devlet yöneticiliğine dair bilgiler verdi. Sultan Murad’ın
savaş meydanlarında şehit düşmüş ilk ve tek padişah olduğunun altını çizen
Oğuzoğlu, “Osmangazi Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Dündar, bizi 3 gün önce
Sultan Murad’ın Kosova’daki türbesinin önünde bir araya getirdi. Şimdi de
Bursa'mızda onun ikinci türbesi önündeyiz. Sultan Murad’ı anarken, dünya tarihine
yön veren, Balkanlar’daki Türk varlığının köklerini sağlam bir şekilde atan tarihi bir
şahsiyet olarak düşünmemiz gerekiyor. Türk tarihinde fetihler yapılırken müslüman
olmayan yabancı topluluğu itaat altına almak veya şiddet kullanmak biçiminde
düşünmemeliyiz. Çünkü, o devrin birçok kaynağında fetihlerin bölgede şiddet
uygulanmadan gerçekleştiğini görmekteyiz. Balkanlar’ın fethini de Sırp hakimiyetini
kırmak, yerli halkın isteği üzerine Osmanlı'nın bu topraklarda yayılması ve idare
merkezleri kurması biçiminde değerlendirebiliriz. 15 Haziran 1389’da gerçekleşen

Kosova Meydan Savaşı, Türklerin ezici galibiyeti ile sona erdi. Bunu bizzat Papa,
Macar Kralı’na yazdığı bir mektupta belirtir. Sultan Murat'ın şehit olma pahasına olan
bu zafer sayesinde, 1900'lerin başlarına kadar Balkanlar'ın köklü bir şekilde Türk
idaresi ve yerli halkın itaati ile Osmanlı yönetiminde kalması sağlandı” dedi.
Araştırmacı Yazar Mehmed Safiyüddin Erhan da, anma töreninde yaptığı konuşmada
bu anma programlarının önemli şahsiyetlerin bizlere yol göstermesi açısından çok
önemli olduğuna değindi. Ecdadımızın, bu vatan için çok büyük fedakarlıklar yaptığını
kaydeden Erhan, “Büyüklerimiz, büyük bir titizlikle memleket idaresinde bulundular ve
bize bir vatan hediye ettiler. Bir şeyi elde etmek ve kazanmak bir çalışma istiyor fakat
kazandıktan sonra da elde tutmak, kadir kıymetini bilmek de gayret istiyor, bir şeyler
yapabilmek gerekiyor. Bu merasimler, bize bunları hatırlatıyor. Şehit padişahımızı
anma nezaketinde bulunan Osmangazi Belediyemize çok teşekkür ediyorum. Bu
kıymetli faaliyetlerinin bundan sonra da başarıyla devam etmelerini niyaz ediyorum”
ifadelerini kullandı.