BURSA HABER
Giriş Tarihi : 14-12-2021 12:02   Güncelleme : 14-12-2021 12:02

Salgın döneminde doğaya yönelenler için "sürdürülebilir dağcılık" tavsiyeleri

Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanı Ersan Başar, Kovid-19 salgını döneminde insanların doğaya ve dağcılığa yöneldiğini belirterek, bu sporun ve dağ turizminin sürdürülebilirliği için tavsiyelerde bulundu.

Salgın döneminde doğaya yönelenler için

Başar, bir etkinliğe katılmak üzere geldiği Bursa'da AA muhabirine, dağlara zarar verilmemesi, doğayla uyumlu bir dağcılık anlayışının sağlanması gerektiğini söyledi.

Salgın döneminde evde kalmaktan dolayı insanlar tarafından agresif şekilde dağlara yöneliş başladığına işaret eden Başar, "Evde kapalı kalmaktan bunalıp dışarıya kaçmak isteyenler tarafından dağ akınları yapılıyor. İnsanların dağlarda nasıl davranılacağı, dağların nasıl korunacağı, dağlara nasıl gidileceği konusunda bilgilendirilmesi gerekiyor." dedi.

Başar, federasyon olarak dağ ekosisteminin korunması ve sürdürülebilir dağcılık için çalışmalar yaptıklarını aktardı.

Dağların korunmasını, buralardaki aşırı yükün engellenmesini, dağ çevresinin ve bölgede yaşayanların sosyokültürel yapılarının muhafazasını dağcılık sporuyla ilişkilendirerek bu sporun yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini dile getiren Başar, 2 yıldır salgın sebebiyle kapalı ortamda kalanların yoğun olarak dağlara gitme, doğaya çıkma ihtiyacı duyduğuna dikkati çekti.

Ersan Başar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Doğaya çıkma ihtiyacı sonucu dağcılık eğitim almadan, dağcılık yaklaşımını, tecrübesini edinmeden dağlara gidildiği için dağlar yoğun bir baskı altına girmeye başladı. Bunları bazen piknikçi, bazen kampçı olarak görebiliyoruz. Bu kişilerin teknik bilgileri, eğitimleri yeterli olmadığı için dağ kazaları da yaşanabiliyor. Bu kişilerin eğitim alması gerekiyor. Dağlarda kirlenme anlamında sıkıntı yaşanıyor. Türkiye dağları çok temiz, baskı altında değil. Ancak salgın döneminde, dağcılık eğitimi almayanlar tarafından kontrolsüz yapılan etki, dağların kirlenmesine, yıpranmasına, zarar görmesine sebep olmaya başladı. Federasyon olarak, halkın bilinçlendirilmesi, eğitim alması için atıksız zirve tırmanışları başlattık."

- "Doğadaki her şeye saygı göstermeniz lazım"

Dağcılığın felsefi ve bir olgunluk sporu olduğuna dikkati çeken Başar, birçok alanda eğitim verdiklerini bildirdi.

Başar, dağcılıkla uğraşacak kişilerin işe bu eğitimlerle başlaması gerektiğine değinerek, "Kulüpler de eğitim veriyor. Bu kişiler, eğitimden sonra antrenörlerle dağ tırmanışları yapmalı ve teknik anlamda kendilerini geliştirmeli. Bu şekilde kazaların oluşması engellenecek, dağlar korunacaktır." ifadesini kullandı.

Dağlarda karavan ve kampta vakit geçirenlerin çoğaldığını dile getiren Başar, şunları kaydetti:

"Doğada, evdeki konfor ortamınızın dışına çıkıyorsunuz. Doğadaki her şeye saygı göstermeniz lazım. Suların kullanımı, çöplerin bertarafı, atık çıkarılmaması, dağlarda yaşama, bölgede yaşayanlara, kültüre saygı çok önemli. Canlılar, hayvanlar, doğal ortamın baskı altına alınmaması çok önemli. Bunlara dikkat etmek gerekiyor. Sürdürülebilir dağcılık için ortama, kültürlere uyum sağlamak, onlara aykırı hareket etmemek gerekiyor. Bitki örtüsünün üzerine araçlarla ya da herhangi bir şekilde baskı oluşturmamak gerekiyor."

Bilinçsiz dağcılık faaliyetlerinin sürdürülmesi halinde çıkılacak dağ bulunamayacağını anlatan Başar, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkisinin en çok dağlarda gözlemlendiğini belirtti.

Dağcılık eğitimi almış çevre bilincine sahip insanların dağlara olumsuz etkilerinin olmadığını ifade eden Başar, "Bu konuda bilgisiz olanlar sadece 2 kere dağa gidiyor ama bilinçli olarak 100 kere gidenden daha fazla dağa zarar veriyor." diye konuştu.

Başar, Türkiye Dağcılık Federasyonunun 81 ilde temsilciliğinin olduğunu, dağcılık eğitimi almak isteyenlerin federasyona ve dağcılık spor kulüplerine müracaat ederek, akredite edilmiş, sertifikalı eğitimlerden yararlanabileceğini sözlerine ekledi.