Yazarlar Video Galeri Rehber İlanlar Anket Gazeteler İletişim RSS
Bursa Takip Haber  |  Haberiniz olsun
  • BURSA HABER
  • BURSASPOR
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • SİYASET
  • SPOR
    • FUTBOL
    • BASKETBOL
    • TENİS
    • VOLEYBOL
  • EĞİTİM

Kategoriler
  • BURSA HABER
  • BURSASPOR
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • SİYASET
  • SPOR
  • EĞİTİM
  • DÜNYA
  • SAĞLIK
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR - SANAT
  • YEREL
  • RÖPORTAJ
  • GENEL
Uygulamalar
  • Yazarlar
  • Video
  • Galeri
  • Rehber
  • İlanlar
  • Anket
  • Namaz
  • Gazeteler
  • Sitene Ekle
  • Puan Durumları
  • Mail Bülteni
  • RSS
Diğer Sayfalar
  • Canlı Yayın
Kurumsal
  • İletişim
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Kurallar
  • Gizlilik
  • Kullanıcı Sözleşmesi
  • Veri Politikası
SONDAKİKA
12:28 Milli Eğitim Bakanı Tekin, Sakarya’da ‘Huzur ve kardeşlik’ yürüyüşüne katıldı
12:16 Balıkesirspor, Hüseyin Ayan ile sözleşme imzaladı
12:15 Dursun Özbek: "Galatasaray’ın yarınlarını inşa etmeye çalışıyoruz"
12:14 Cinsel taciz suçlamasıyla gözaltına alınan tiyatrocu tutuklandı
12:13 Avcılar’da 66 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi: 1 gözaltı
12:08 Vodafone Business, KOBİ’lerin dijital dönüşümüne rehberlik etmeye devam edecek
12:05 Dijitalde en çok konuşulan markalar belli oldu
11:58 Kadıköy’de helikopter destekli huzur denetimi: Şüpheli motosiklette kokain ve çok miktarda nakit para ele geçirildi
11:52 Ulaşımda yaz sefer tarifesi 29 Haziran’da başlıyor
11:48 Trendyol, üçüncü kez Türkiye’nin e-ihracat şampiyonu oldu
  1. Anasayfa
  2. GÜNDEM
  3. Prof. Dr. Naci Görür’den kentsel dönüşüm çağrısı

Prof. Dr. Naci Görür’den kentsel dönüşüm çağrısı

Türk jeolog ve deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depreme dirençli bir şehrin inşa edilmesi gerektiğini belirterek, İstanbul’da beklenen depremin büyüklüğünün 7.2 ile 7.6 arasında olabileceğini belirtti.. Türk jeolog ve deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depreme dirençli bir şehrin inşa edilmesi gerektiğini belirterek, İstanbul’da beklenen depremin büyüklüğünün 7.2 ile 7.6 arasında olabileceğini belirtti. Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, TGRT Haber’de Medya Kritik programında muhtemel Marmara depremi ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Naci Görür, “1766 yılında 3 ay arayla fay hatları kırılmış, dolayısıyla İstanbul’da 3 ay arayla 7 ve 7’nin üzerinde iki depremle karşı karşıya kalmıştır. Bu oldukça tehlikeli bir konudur. Fay hatlarının ikisi birden kırılırsa, 7.5 ve 7.6’ya kadar çıkma ihtimali var. Bu tehlike karşılığında 1999 yılından bu yana yapılan araştırmalarda, depremler ve depremlerin neden olabileceği olaylar, İstanbul’un nasıl tepki vereceği, nerelerde çaresiz kalacağı, en fazla kayıpların nasıl olacağı uzun zamandır çalışılıyor. Şahsen benim başkanlığımda, bütün Marmara Bölgesi’nde 8 tane uluslararası gemiyle, Türk gemisi de içlerinde var. Bu çalışmaları yaptık. İstanbul’un neresinin zafiyet içerisinde olacağını, zayıf karnımızın neler olduğunu, hangi bölgeler olduğu biliniyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı umarım ki, kenti depreme hazırlamak için gerekenleri yapacaktır. Bu gerekenlerin arasında da kentin, bileşenleri vardır. Kent depreme rastgele hazırlanmaz. Bugünkü siyasilerin, önemli bir kısmının düşündüğü gibi İstanbul’u depreme hazırlamak deyince, hemen akıllarına yapı stoku geliyor. Yapı stokunun gelmesinin de nedenleri var. İnşaat, güzel binalar yapılıyor. Halk memnun, müteahhit memnun, belediye başkanı memnun. Elbette güzel, kentin yapı stokunu yenilemek deprem için de iyidir. Zararı azaltır. Ama İstanbul’u sade yapı stokuyla depreme hazırlamak mümkün değil. Kentin bütün bileşenlerini, halkı, alt yapıyı, yapı stokunu, ekosistem ve çevreyi, ekonomiyi aynı anda bütünleşik olarak depreme hazırlarsanız, kenti depreme hazırlamış olursunuz” dedi. “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayları depremi ciddiye alıyorlar” Bir belediye başkan adayının ekibinde ben yer almadığını ifade eden Prof. Dr. Naci Görür, “Benimle hemen hemen bütün belediye başkanı adayları görüştüler. Muhalefet, ana muhalefet ve iktidar partisinde olanlar da dahil. Kimi danışmanlık, kimi birlikte çalışmayı teklif etti. Ben bir bilim adamıyım. Dolayısıyla siyaset üstü kalma gibi bir zorunluluğum var. Benim sesimin herkese ulaşması lazım. Hangisi olursa olsun her birine, ‘benim bilgime ihtiyaçları varsa tüm bilgilerimi vermeye hazırım’. İstanbul’da da değil farklı şehirlerden de beni çağırıyorlar. Ben Türkiye’nin hemen hemen çoğu yerine gidiyorum. Bir kenti nasıl dirençli yaparız onu anlatıyorum. Zaten çözüm de deprem dirençli kentlere sahip olmak. Sağlam kentler kurmak için uğraşılmalı, vitrin siyaseti yapılmamalı. Bu dönemde başkan adayları depremi ciddiye alıyorlar. Bu seçimde beni en çok da memnun eden şey bu. Eskiden bu kadar değillerdi. İşin ciddiyetle sürdürülmesi lazım” ifadelerini kullandı. “İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve merkezi hükümet arasında uyum yok” Siyasetin bir tarafa bırakılarak deprem çalışmalarının yapılması gerektiğini vurgulayan Görür, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve merkezi hükümet arasında uyumlu bir çalışma yürütülmüyor. Bütün dünyada İstanbul gibi büyük bir kenti, iki güç bir arada olmak suretiyle hazırlayabilir. Burada artık siyaset, farklı parti, bizden, sizden diye bir şey düşünülmemesi lazım. İnsanlarımızın can güvenliği önemli. Nihayetinde milyonlarca insan yaşıyor. Koca İstanbul’u deprem dirençli şekilde İBB tek başına yapamaz. Hükümette, belediye olmadan yapamaz. Dolayısıyla bu konularda siyaset keşke bir tarafa bırakılabilse ve güç birliği yapılsa. İBB ve merkezi hükümet arasında hiç birlikte hareket etme yok. İBB’nin yaptığı KİPTAŞ var, onun da belirli bir bütçesi var. Ben hep, ’neden KİPTAŞ ile AFAD birlikte çalışmıyor’ diye düşündüm. Bu halka güven verecektir. Bunu şimdilik göremiyorum ama belediye başkanlarının da işi ciddiye aldığı da bir gerçek. Söylemleri de ortadadır. İmamoğlu, İstanbul’un en büyük sorununun deprem olduğunu sürekli söylüyor. Aynı şekilde Murat Kurum da onları söylüyor. Halkı ikna etmeye çalışıyor. Ben söylemlerde bir sorun görmüyorum. Dedikleri yapılırsa, İstanbul deprem açısından çok şey kazanacaktır” şeklinde konuştu. “Bizim derhal deprem dirençli kentlere yönelmemiz lazım” Deprem dirençli kentlere yönelmek gerektiğini söyleyen Görür, “Japonya’da geçtiğimiz günlerde 7.6 büyüklüğünde deprem oldu ve 120 kişi tesadüfen öldü. Biz her depremde 20 bin, 50 bin civarında ölüm veremeyiz. Bu dünyanın yadırgadığı bir durum ve bu bize yakışmıyor. Siyasilerin ’beka meselesi’ dediği şeyleri anlamıyorum. Esas beka meselesi depremdir. Biz bu asrı nasıl çıkaracağız. Bizim derhal deprem dirençli kentlere yönelmemiz lazım. Yapacak her şeyimiz de var. Siyasi bir irade istiyorum. Siyaset üstü davranacak. Yasayı çıkarak, bakanlık bile siyaset üstü olacak. Biz 10 - 15 senede ülkeyi deprem dirençli hale getirebiliriz. Marmara Bölgesi’nde daha çok korkuyorum. Sebebi de, GAYRİ Milli Safi Hasıla’nın yaklaşık yüzde 60’ını Marmara Bölgesi tedarik ediyor. Bu bölge de ekonominin çarkları, Güneydoğu Bölgesi’ndeki gibi durursa, Türkiye diz üstü çöker. Türkiye’nin bırakın ekonomik bağımsızlığını, siyasi bağımsızlığını bile tartışır duruma geliriz” diye konuştu. “Tarihte Marmara’da farklı büyüklükte depremler olmuş ki yine olacak” Marmara Bölgesi’nde depremin olacağına dair belirtiler bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Naci Görür, “Karadan geçen ayrı ayrı fay hattı yok. Deniz içinden Körfez’den giren ve Tekirdağ’dan çıkan, uzunluğu 160 kilometre olan Kuzey Anadolu Fayı’nın Kuzey kolu var. Deprem tam burada. İstanbul’u karadan büyük ölçüde etkileyecek faylar yok. Kimi depremciler-yer bilimciler fay tartışması yapıyor. Çok merak ediyorsan bilimsel araştırmayı yap kardeşim. Halkın huzuruna çıkıp fayı konuşuyor. Biz bir şey biliyoruz ki, tarihte Marmara’da belli büyüklükte depremler olmuş ki yine olacak. Olacağına dair belirtiler de var. 1999 depremi oldu ve 1912’de de Şarköy depremi oldu. 1766’dan beri Gölcük ile Şarköy arasında deprem olmadı. Biz buna ’deprem boşluğu’ deriz. Jeoloji de bir kural var. Bir yerde deprem boşluğu varsa, o boşluk doldurulmak zorundadır. Bu kadar belirginken bu arkadaşların bu konuşmalarını yapmasını anlamıyorum. Biz bir depremi bekliyoruz” dedi. “Marmara’da 7 ve üzerinde deprem olma ihtimali yüzde 47” İstanbul’un uzatmaları oynadığını söyleyen Görür, “6 sene içinde artı-eksi olarak, 10 sene içinde deprem olması bekleniyor. Biz uzatmaları oynuyoruz. Çok fazla bekleyecek durum yok. Marmara’da 7 ve üzerinde deprem olma ihtimali yüzde 47. Bizim deprem öncesinde ve sonrasında neler yapmamız gerektiğini konuşmalıyız. İş ’yat-çök-kapan’dan ibaret değil. Bunun ötesine gitmek lazım. Vatandaş önce oturduğu yer, deprem dirençli mi diye ölçtürecek. Kiminle görüşmesi gerektiğini bilecek. Belediyeler ve bakanlıkta bu hizmeti verecek. Vatandaşlar ve devlet el ele verip bunun üstesinden gelmelidir. Depreme hazır olmanın en önemli bileşeni biri halktır. Bir halkı deprem bilinçli, deprem kültürlü, deprem anlayışlı yapılmadığı sürece kent depreme hazırlanmaz. Belediye başkanları arkasını döndüğü zaman, halk 10 tane kaçak bina yapar. 15 tane de kaçak balkon yapar. 3 tane kat yapar. Filizleri bırakır, yarın kızım evlenecek ona ev yaparım diye düşünür. Seçim geçer, 4. katı da çıkar. Bunu kötülüğünden yapmıyorlar. Bilmiyorlar, anlamıyorlar. Zararın oradan geleceğini düşünmüyor. Şu an İstanbul’da deprem olsa, 11 ilin toplamından daha fazla can ve mal kaybı olur. İstanbul depreminde 50 binden fazla can kaybı olabilir. İleri teknolojik toplumları olanlar bu depremlerde fazla ölüm verenleri geri kalmış olarak görüyor. O toplumda muhakkak bir sorun var diye düşünüyorlar. Bir ölçü de haklı olabilirler. Kendi insanımız, çoluk çocuğumuzu korumamız lazım. Bir kenti deprem bilincinde, kültüründe ve depreme dayanıklı, bütün bileşenleriyle yaparsan, o kent ileriye dönük gelişerek gider. Bu faylar 13 milyon senedir deprem üretiyor ve milyonlarca yıl da üretecek. Bu bitti diyeceğimiz bir olay değil” ifadelerinin kullandı. “İnsanları İstanbul’dan, Anadolu’ya gitmeye teşvik edeceksin” Devletin deprem projesi hakkında konuşan Naci Görür, “Celal Şengör, dahilik ve deha arasında düşünce tarzı olan bir bilim insanı. Celal öyle ülkeyi, terk etmez. Zaten isteseydi yurtdışında olabilirdi. Şimdiye kadar giderdi. Zaten ’İstanbul’dan gideceğim’ derken Çanakkale’den bahsediyor. İstanbul’da nüfus artarsa depremde daha fazla can kaybı olarak geri döner. İstanbul’da 600 bin bina yapacaksanız, 600 bin binayı da yıkacaksın. Yeşil alana dönüştüreceksin. Deprem toplanma alanını dönüştürülmesi lazım. İstanbul’da bina yapmayacaksın, İstanbul’da nüfusu azaltacaksın. Mümkünse insanları İstanbul’dan, Anadolu’ya gitmeye teşvik edeceksin ve destek vereceksin. Sanayiyi İstanbul’dan seyreltip, Anadolu’ya taşıyacaksın. Vatandaş iş, aş ve yer bulsa gidecek. Devletin en büyük projesi bu olmalı. Afetle de belli ölçüde mücadele ediyoruz. Vatandaş 30 sene sonrasını düşünemeyebilir ama devlet düşünmelidir” dedi. İstanbul’da en fazla depremden etkilenecek ilçeler Türkiye’nin her yeri deprem kuşaklarıyla dolu olduğunu aktaran Prof. Dr. Naci Görür, “ Zamandan bağımsız, gün gelecek bir kalktığımız zaman insanlarımız bununla karşı karşıya kalabilir. Dolayısıyla insanlarımızın korkması değil, bir ayağa kalkması lazım. Bilinçlenmesi gerekiyor. Sahalara gelince, Avrupa Yakası’ndan özellikle kıyıdan 10 kilometre içerisindeki şeritte ve Silivri’ye kadar olan alan, depremde en fazla kayıp veren yerler olacaktır. Anadolu Yakası’nda ise kıyıdan başlayıp ve o 10 kilometrelik kuşak dolgu alanları etkilenecektir. 1999 depremi olduğunda bazı bölgelere gittik ve belediye başkanlarına ’imar ve iskan vermeyin’ diye yalvardık. Zemin bozuk, sıvılaşma var. Nüfusu arttırmayın dedik. Tuzla ve çevresi, Kartal, Maltepe, Kadıköy’ün denize yakın alanları etkilenebilir. Kuzeye doğru gittikçe fazla bir sorun yok. Şöyle bir genelleme geçerli olabilir. Haritayı gözünüzün önüne koyun, ikinci boğaz köprüsüne paralel sağa sola çizgi çizin. Bu eğrinin güneyindeki alanlar depremden daha fazla etkileneceklerdir. Kuzey’inde yer alanlar ise görece daha az etkilenecektir. 7.2 ile 7.6 arasında deprem olacaktır ve bunlardan etkileneceklerdir. 1999 yılından beri bağırıyoruz, bizi kimse ciddiye almadı. Daha yeni yeni siyasetçiler bizi dinlemeye başladı" şeklinde konuştu.

 
14-03-2024 13:58
Abone Ol Google Publisher
Prof. Dr. Naci Görür’den kentsel dönüşüm çağrısı
YORUMLAR
  • Website
GÜNDEM
Cumhurbaşkanı Erdoğan, torunu Ömer Tayyip Erdoğan’a diplomasını takdim etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, torunu Ömer Tayyip Erdoğan’a diplomasını takdim etti
İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen TİM 33. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen TİM 33. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye’nin yıldan yıla artan başarı grafiği ortada. Küresel pazar
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "AK Parti bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Burada herkesin hikayesine yer var. Bu kitabın bir cildi, bir şirazesi, bir mücellidi, kitabın ortak bir ruhu, ortak bir duygusu var. Yolum
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terör örgütü yaklaşık 40 yıl boyunca kan dökerken, ’senden benden’ diye ayırmıyor, Kürdüyle, Türküyle milletimizin tamamına saldırıyordu. Bugün terörü sona erdirken, belli bir kesim için, belli bir kes
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gücünü tabandan almayan, gücünü seçmeninden almayan, gücünü Türkiye üzerine hesabı olan bir takım dış güçlerden; gücünü, yolsuzlukla elde edilmiş yetim hakkından, kara paradan, haram paradan alan bir m
Çok Okunanlar
1
Bursagaz Direnişinde 17. Gün: “Haklıyız, Kararlıyız, Kazanacağız”
2
Motor sporları ve güvenli sürüş masaya yatırıldı
3
Bursa’da öğretmenlerden hakemlere şiddet
4
Yıldırım’da sokaklar çocuklar için dönüşüyor
5
Beşiktaş, yeni sezonda Euroleague’de mücadele edecek
Loading...
Yükleniyor...
Sonraki

© 2026 Tüm hakları saklıdır. Sistem : Gazisoft Haber Yazılımı


  • BURSA HABER
  • BURSASPOR
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • ASAYİŞ
  • SİYASET
  • SPOR
  • EĞİTİM
  • DÜNYA
  • SAĞLIK
  • TEKNOLOJİ
  • KÜLTÜR - SANAT
  • YEREL
  • RÖPORTAJ
  • GENEL

İletişim Künye Yayın İlkeleri Kurallar Gizlilik Kullanıcı Sözleşmesi Veri Politikası
Haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

Haber : Prof. Dr. Naci Görür’den kentsel dönüşüm çağrısı