18 Ekim Dünya Menopoz Günü kapsamında Liv Hospital Ulus’ta düzenlenen farkındalık etkinliğinde kadınların menopoz sürecine ilişkin merak ettiği soruları yanıtlayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sibel Malkoç, bu dönemde görülen kronik ağrıların göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Malkoç, "Menopoz döneminde yaşanan hormonal değişimlerle birlikte bazı kadınlarda kas ve eklem ağrıları daha belirgin hale gelebilir. Uzun süren, tekrarlayan veya günlük yaşamı kısıtlayan ağrılar yalnızca yaşlanmaya bağlanmamalı. Bu şikâyetlerin altında yatan neden değerlendirilmeli ve gerekli durumlarda uygun tedavi planlanmalı" dedi.
18 Ekim Dünya Menopoz Günü kapsamında kadın sağlığına yönelik farkındalığı artırmak amacıyla Liv Hospital Ulus’ta menopoz etkinliği gerçekleştirildi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sibel Malkoç’un katılımıyla düzenlenen etkinlikte menopoz döneminde yaşanan fiziksel ve hormonal değişimler, sık karşılaşılan şikâyetler ve tedavi yaklaşımları ele alındı. Katılımcıların menopoz sürecine ilişkin merak ettikleri soruları da yanıtlayan Malkoç, özellikle orta yaşta görülen kronik ağrıların önemine dikkat çekti.
Menopozun kadın yaşamının doğal dönemlerinden biri olduğunu ancak hormonal değişimlerin etkisiyle farklı sağlık sorunlarının ortaya çıkabildiğini belirten Malkoç, sıcak basması, gece terlemesi, uyku problemleri ve duygu durum değişikliklerinin yanı sıra kas, eklem ve bel ağrılarının da kadınların yaşam kalitesini olumsuz etkileyebildiğini ifade etti.
"Ağrıları yaşlanmanın kaçınılmaz sonucu olarak görmeyin"
Menopoz dönemindeki hormonal değişimlerin bazı kadınlarda kas ve eklem ağrılarını daha belirgin hale getirebildiğini söyleyen Op. Dr. Malkoç, "Özellikle uzun süren, tekrarlayan veya günlük hareketleri kısıtlayan ağrıların yalnızca yaşın ilerlemesine bağlanması doğru değildir. Ağrının altında yatan nedenin değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda uygun tedavinin planlanması gerekir" dedi.
"Kas ve eklem şikâyetleri günlük yaşamı etkileyebilir"
Menopoz döneminde bazı kadınlarda sabah saatlerinde eklem sertliği, hareket sırasında ağrı, bel ve boyun bölgesinde rahatsızlık veya kaslarda hassasiyet görülebileceğini ifade eden Op. Dr. Malkoç, bu şikâyetlerin fiziksel aktivitenin azalmasına yol açabileceğini söyledi.
Malkoç, "Ağrı başladığında hareket etmekten kaçınmak kısa vadede rahatlatıcı gibi görünse de uzun vadede fiziksel aktivitenin azalmasına neden olabilir. Kişinin yaşına, genel sağlık durumuna ve mevcut şikâyetlerine uygun bir hareket planının oluşturulması önemlidir. Düzenli fiziksel aktivite, kas gücünün ve hareket kabiliyetinin korunmasına katkı sağlayabilir" diye konuştu.
"Menopozda kemik sağlığı da takip edilmeli"
Menopoz döneminde östrojen düzeylerindeki azalmanın kemik sağlığı açısından da önem taşıdığını belirten Op. Dr. Malkoç, özellikle risk faktörleri bulunan kadınlarda kemik sağlığının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yaş, aile öyküsü, düşük vücut ağırlığı, yetersiz fiziksel aktivite, sigara kullanımı ve bazı kronik hastalıkların kemik sağlığı açısından dikkate alınması gereken faktörler arasında yer aldığını ifade eden Malkoç, "Menopoz takibini yalnızca sıcak basması veya adet düzensizlikleri üzerinden değerlendirmemek gerekir. Bu dönem, kadın sağlığının bütüncül olarak ele alınması gereken önemli bir süreçtir. Kemik sağlığı, kalp-damar sağlığı, metabolik durum, uyku ve yaşam tarzı alışkanlıkları birlikte değerlendirilmelidir" dedi.
"Her kadın için aynı tedavi yaklaşımı uygun değil"
Menopoz belirtilerinin kişiden kişiye değişebildiğini ve tedavi yaklaşımının da buna göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Op. Dr. Malkoç, hormon tedavisi başta olmak üzere farklı tedavi seçeneklerinin bulunduğunu belirtti.
Malkoç, "Tedavi kararı kişinin yaşı, menopoz süreci, mevcut şikâyetleri, sağlık geçmişi ve kişisel riskleri dikkate alınarak hekim tarafından verilmelidir. Her kadın için aynı tedavi yaklaşımı uygun olmayabilir" diye konuştu.
"Menopoz doğal bir süreç, ancak her belirti normal değil"
Menopozun bir hastalık olmadığını ancak bu dönemde ortaya çıkan belirtilerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebileceğini söyleyen Op. Dr. Malkoç, kadınların yaşadıkları şikâyetleri görmezden gelmemesi gerektiğini belirtti.
Malkoç, "Menopoz doğal bir süreçtir ancak doğal olması, yaşanan her belirtinin kabullenilmesi gerektiği anlamına gelmez. Özellikle yaşam kalitesini bozan, uzun süren veya giderek şiddetlenen ağrılar mutlaka değerlendirilmelidir. Kadının ihtiyaçları doğrultusunda yapılacak düzenli takip ve kişiye özel tedavi planlaması, bu dönemin daha sağlıklı ve konforlu geçirilmesine yardımcı olabilir" dedi.
"Menopoz döneminde düzenli kontrolleri ihmal etmeyin"
Menopoz döneminde sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli uyku ve stres yönetiminin de önem taşıdığını belirten Op. Dr. Malkoç, kadınların düzenli sağlık kontrollerini aksatmaması gerektiğini söyledi.
Malkoç, "Menopoz, kadınların yaşamında yeni bir dönemin başlangıcıdır. Bu süreçte ortaya çıkan şikâyetleri görmezden gelmek veya ‘Artık yaşım ilerledi, bunlar normal’ diyerek geçiştirmek yerine vücudun verdiği sinyalleri dikkate almak gerekir. Özellikle kalıcı, tekrarlayan ya da günlük yaşamı kısıtlayan ağrılarda hekime başvurulması, altta yatan nedenin belirlenmesi ve kişiye uygun yaklaşımın planlanması önemlidir" diye konuştu.
"Menopoz döneminde ağrıları hafife almayın"
18 Ekim Dünya Menopoz Günü kapsamında Liv Hospital Ulus’ta düzenlenen farkındalık etkinliğinde kadınların menopoz sürecine ilişkin merak ettiği soruları yanıtlayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sibel Malkoç, bu dönemde görülen kronik ağrıların göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Malkoç, "Menopoz döneminde yaşanan hormonal değişimlerle birlikte bazı kadınlarda kas ve eklem ağrıları daha belirgin hale gelebilir. Uzun süren, tekrarlayan veya günlük yaşamı kısıtlayan ağrılar yalnızca yaşlanmaya bağlanmamalı. Bu şikâyetlerin altında yatan neden değerlendirilmeli ve gerekli durumlarda uygun tedavi planlanmalı" dedi.
