Gölcük’te düzenlenen "100. yılında Gölcük Tersanesi ve Donanma Sempozyumu"nun ikinci gününde, Karadeniz’in deniz ticaretinden Osmanlı denizcilik tarihine uzanan birçok konu akademisyenler tarafından ele alındı. Sempozyumda Mavi Vatan’ın tarihi kökenlerine ışık tutuldu.

Gölcük Belediyesi ile Piri Reis Üniversitesi’nin iş birliğinde, Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nın kuruluşunun 100. yılı kapsamında düzenlenen "100. yılında Gölcük Tersanesi ve Donanma Sempozyumu"nun ikinci günü 5. oturumla başladı. 22. Deniz Kuvvetleri Komutanı Metin Ataç, Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İdris Bostan, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer ve tarih tutkunlarının da dinleyiciler arasında yer aldığı sempozyumun ikinci gününde, akademisyenler Türk denizciliğine yönelik önemli bilgiler paylaştı.

Karadeniz’in uluslararası deniz ticaretindeki stratejik yükselişi
İkinci günün ilk oturumu olan 5. oturumun başkanlığını yapan Prof. Dr. Temel Öztürk, 19. yüzyılda dünya piyasalarıyla bütünleşen Karadeniz’in uluslararası deniz ticaretindeki stratejik yükselişi ele aldı. Öztürk; özellikle Kırım Savaşı sonrasında artan deniz hareketliliğiyle birlikte Osmanlı Devleti’nin Karadeniz’in güney limanlarında seyir emniyetini sağlamak adına deniz fenerlerine büyük önem verdiği; aynı zamanda dönemin ölümcül salgın hastalıklarına karşı liman ve iskelelerde modern karantina (tahaffuz) uygulamalarını hayata geçirdiği vurguladı. Öztürk sunumunda, deniz fenerlerinin tarihi gelişimi ile liman şehirlerindeki bu sağlık önlemlerinin, bölgedeki ticari ve askeri güvenliği nasıl şekillendirdiğini gözler önüne serdi.

Kırım’ın kaybı ile Karadeniz Türk gölü olma özelliğini yitirdi
Doç. Dr. İlhami Danış, "18. Yüzyılda Karadeniz’de Osmanlı-Rus Deniz Politikaları ve Deniz Gücü" adlı sunumunda ise Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Karadeniz üzerinde yaşanan hakimiyet mücadelesini ele aldı. Danış sunumunda, bölgenin "Türk gölü" niteliğini kaybederek uluslararası rekabet alanına dönüşme sürecini inceleyerek, Kırım’ın kaybı ve 1792 Yaş Antlaşması ile Karadeniz’in Osmanlı iç denizi olma özelliğini tamamen yitirdiğini söyledi.

Karadeniz sahillerinde gemi inşa faaliyetleri
Oturumun devamında Doç. Dr. Emre Kılıçaslan, "Batı Karadeniz Bölgesi’nde Gemi İnşa Sektörünün İnsan Kaynakları" adlı sunumunda, 19. yüzyıldaki Yunan bağımsızlığı sonrası Osmanlı gemi inşa sektöründe beklenen iş gücü krizinin yaşanmadığını ortaya koydu. Son Olarak söz alan Prof. Dr. İlhan Ekinci ise Osmanlı Karadeniz sahillerindeki gemi inşa faaliyetlerini ele alan çalışması ile merkezi yönetimin donanma ve ticaret talepleri ile yerel aktörlerin hammadde ve iş gücü üzerindeki etkileşimini merkez-yerel ilişkileri ekseninde analiz etti.

Osmanlı denizcilik tarihi her yönüyle ele alındı
Sempozyumun Prof. Dr. Mikail Acıpınar başkanlığında düzenlenen 6. oturumunda Doç. Dr. Mehmet Sait Türkhan, Doç. Dr. Ahmet Üstüner, Dr. Öğr. Üyesi Osman Özkan ve Dr. Mustafa Başkara bildirilerini sundu. Akademisyenler bildirilerinde; Osmanlı denizcilik tarihinin askeri, teknolojik, hukuki ve haritacılık boyutlarını çok yönlü sunumlarla ele aldı. Oturumda, İtalyan şehir devletleriyle yaşanan uzun soluklu mücadelelerin Osmanlı donanmasına sağladığı teknolojik ve taktiksel katkılar vurgulanırken; Piri Reis’in Akdeniz dünyasında eşsiz kılavuz olan Kitab-ı Bahriye eseri ile Osmanlı deniz haritacılığının gelişim süreçleri detaylandırıldı. Deniz ulaşımının yelkenlilerden buharlı gemilere geçişte doğa şartlarıyla verdiği zamana meydan okuyan mücadelesinin yanı sıra; Osmanlı Devleti’nin imzaladığı ahitnamelerle günümüz modern deniz hukukunun temellerini oluşturan "zararsız geçiş" ve "kolay bayrak" gibi cihanşümul uygulamaları nasıl hayata geçirdiği somut verilerle ortaya kondu.