Bursa’da 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında dikkat çeken bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Bursa Su Kolektifi üyeleri, DSİ 1. Bölge Müdürlüğü önünde bir araya gelerek su politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Açıklamada, mevcut su yönetimi anlayışının kamu yararı açısından yeniden ele alınması gerektiği ifade edilirken, merkezi idare ve ilgili kurumlara çeşitli çağrılar yapıldı. Programa CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da katılım sağladı.

“Kullanılabilir Su Kaynakları Sınırlı”

Basın açıklamasında konuşan Candan Göz, suyun hayati önemine vurgu yaparak dünyadaki kullanılabilir tatlı su oranının oldukça düşük olduğuna dikkat çekti.

Göz, dünya yüzeyinin büyük bölümünün suyla kaplı olmasına rağmen, içilebilir ve kullanılabilir su miktarının çok sınırlı olduğunun altını çizerek, bu durumun su kaynaklarının korunmasını zorunlu hale getirdiğini dile getirdi.

 Uludağ Alanı Üzerinden Eleştiri

Açıklamada, Uludağ’daki bazı alanların yönetimine ilişkin de değerlendirmeler yer aldı. 2023 yılında milli park sınırlarından çıkarılarak farklı bir idari yapıya devredilen geniş alanın büyüklüğüne dikkat çekilerek, bu değişikliğin kullanım amacına yönelik soru işaretleri oluşturduğu ifade edildi.

Su toplama ve dağıtım noktalarının planlanmasına ilişkin eleştirilerde bulunan Göz, bu süreçlerin kamu yararı çerçevesinde daha şeffaf yürütülmesi gerektiğini savundu.

  “Su Ticareti Tartışması”

Basın açıklamasında, suyun ekonomik boyutu da gündeme getirildi. Göz, bazı şirketlerin suyu yüksek fiyatlarla piyasaya sunduğunu, buna karşılık kamuya yapılan ödemelerin düşük kaldığı yönünde değerlendirmelerde bulundu.

Bu durumun toplum yararından ziyade ticari çıkarları öne çıkardığı iddia edilirken, yetkili kurumların bu süreci daha yakından denetlemesi gerektiği ifade edildi.

  Yetki Tartışması ve Çağrı

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin konuyla ilgili bazı girişimlerde bulunduğu, ancak yetki alanlarının farklı kurumlara devredildiği yönünde değerlendirmeler de basın açıklamasında yer aldı.

Bursa Su Kolektifi, su kaynaklarının yönetimi konusunda daha şeffaf, denetlenebilir ve kamu yararını esas alan bir sistem kurulması çağrısında bulundu.