Akciğer kanserinin erken dönemlerde sessiz ilerleyebildiğini belirten Prof. Dr. Tunç Laçin, hastaların önemli bir bölümünün şikâyetler ortaya çıktıktan sonra sağlık kuruluşlarına başvurduğunu ifade etti. Laçin, "Akciğer dokusunda gelişen tümörler, başlangıç aşamasında belirgin bir yakınmaya neden olmayabilir. Bu nedenle kişinin kendisini sağlıklı hissetmesi, akciğerlerinde herhangi bir sorun olmadığı anlamına gelmez. Özellikle uzun yıllar sigara kullanmış kişilerde risk değerlendirmesi büyük önem taşıyor. Erken evrede tespit edilen akciğer kanserinde cerrahi tedavi seçeneği daha fazla hastada gündeme gelebiliyor" dedi.
Akciğer kanseri, dünya genelinde kansere bağlı ölümlerin en önemli nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. Hastalığın erken evrelerde belirgin şikâyetlere yol açmadan ilerleyebilmesi, tanı sürecini geciktirebiliyor. Kasım Ayı Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Liv Hospital Ulus Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tunç Laçin, özellikle sigara kullanım öyküsü bulunan kişilerin risk faktörlerini dikkate alması gerektiğini belirterek erken tanı, düzenli sağlık değerlendirmeleri ve gelişen cerrahi tedavi yöntemlerinin önemine dikkat çekti.
"Akciğer kanseri uzun süre hiçbir belirti vermeyebilir"
Akciğer kanserinin erken dönemlerde sessiz ilerleyebildiğini belirten Prof. Dr. Tunç Laçin, hastaların önemli bir bölümünün şikâyetler ortaya çıktıktan sonra sağlık kuruluşlarına başvurduğunu ifade etti.
Laçin, "Akciğer dokusunda gelişen tümörler, başlangıç aşamasında belirgin bir yakınmaya neden olmayabilir. Bu nedenle kişinin kendisini sağlıklı hissetmesi, akciğerlerinde herhangi bir sorun olmadığı anlamına gelmez. Özellikle uzun yıllar sigara kullanmış kişilerde risk değerlendirmesi büyük önem taşıyor. Erken evrede tespit edilen akciğer kanserinde cerrahi tedavi seçeneği daha fazla hastada gündeme gelebiliyor" dedi.
"Üç haftayı aşan veya giderek artan öksürük dikkate alınmalı"
Akciğer kanserinde görülebilecek belirtilerin başka solunum yolu hastalıklarıyla karıştırılabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Laçin, özellikle uzun süren veya karakter değiştiren öksürüğün göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti: "Geçmeyen ya da giderek artan öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı ve sürekli yorgunluk akciğer kanserinde görülebilen belirtiler arasında yer alıyor. Ancak bu şikâyetlerin varlığı mutlaka kanser anlamına gelmiyor. Önemli olan, özellikle risk grubundaki kişilerin belirtileri sigara kullanımına veya mevsimsel hastalıklara bağlayarak değerlendirmeyi geciktirmemesi."
"Sadece sigara içenler risk altında değil"
Sigaranın akciğer kanseri açısından en önemli önlenebilir risk faktörü olduğunu belirten Laçin, hastalığın hiç sigara kullanmamış kişilerde de görülebildiğini hatırlattı. Prof. Dr. Laçin, "Sigara kullanımı akciğer kanseri riskini belirgin biçimde artırıyor. Bununla birlikte pasif sigara dumanına maruz kalmak, hava kirliliği, asbest ve bazı mesleki kimyasallarla uzun süreli temas da risk faktörleri arasında bulunuyor. Ailesinde akciğer kanseri öyküsü olan kişilerin de bireysel risklerini hekimleriyle değerlendirmeleri önem taşıyor. Sigaranın bırakılması ise her yaşta akciğer sağlığını korumak adına atılabilecek en değerli adımlardan biri" dedi.
"Düşük doz bilgisayarlı tomografiyle erken evrede tespit mümkün"
Akciğer kanserinde erken tanının önemine değinen Prof. Dr. Laçin, belirli risk gruplarında düşük doz bilgisayarlı tomografi (BT) ile taramanın hastalığın henüz belirti vermediği dönemde saptanmasına yardımcı olabildiğini söyledi. Laçin, "Uluslararası tarama önerilerinde, belirli yaş ve sigara kullanım öyküsüne sahip yüksek riskli kişilere yıllık düşük doz BT taraması önerilebiliyor. Ancak her bireyin rutin olarak tomografi çektirmesi doğru bir yaklaşım değil. Tarama kararı; yaş, sigara geçmişi, genel sağlık durumu ve kişisel risk faktörleri dikkate alınarak hekimle birlikte verilmelidir" diye konuştu.
"Kapalı cerrahi yöntemler tedavide önemli bir seçenek"
Akciğer kanserinin tedavisinde hastalığın evresine ve hastanın genel sağlık durumuna göre farklı yöntemlerin uygulandığını belirten Prof. Dr. Laçin, uygun hastalarda minimal invaziv cerrahi tekniklerin önemli avantajlar sağlayabildiğini ifade etti. Laçin, "Akciğer kanserinde cerrahi tedavi, özellikle erken evredeki uygun hastalarda önemli bir seçenek. Günümüzde video yardımlı torakoskopik cerrahi (VATS) ve robotik cerrahi gibi yöntemlerle büyük kesiler yerine küçük kesilerden operasyon gerçekleştirilebiliyor. Bu teknikler, uygun hastalarda ameliyat sonrası ağrının azalmasına, hastanede kalış süresinin kısalmasına ve günlük yaşama daha erken dönülmesine katkı sağlayabiliyor. Ancak her hasta için aynı cerrahi yöntem uygun olmayabilir. Tedavi planı tümörün özelliklerine ve hastanın durumuna göre kişiselleştirilmelidir" dedi.
"Erken tanı, tedavi seçeneklerini artırıyor"
Akciğer kanseriyle mücadelede farkındalığın yalnızca belirtileri tanımakla sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tunç Laçin, sözlerini şöyle tamamladı: "Akciğer kanserinden korunmanın en önemli yollarından biri tütün ürünlerinden uzak durmak. Bunun yanında risk grubundaki kişilerin tarama konusunda bilinçlenmesi ve şüpheli belirtilerin geciktirilmeden değerlendirilmesi gerekiyor. Akciğer kanseri tanısı almak, her hasta için aynı tedavi süreci anlamına gelmiyor. Erken evrede tanı konulduğunda cerrahi başta olmak üzere farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebiliyor. Kasım ayının, akciğer sağlığı konusunda toplumsal farkındalığın artmasına katkı sağlamasını diliyoruz."
Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı’nda uzmanından uyarı: "Geçmeyen öksürüğü ve nefes darlığını hafife almayın"
Akciğer kanserinin erken dönemlerde sessiz ilerleyebildiğini belirten Prof. Dr. Tunç Laçin, hastaların önemli bir bölümünün şikâyetler ortaya çıktıktan sonra sağlık kuruluşlarına başvurduğunu ifade etti. Laçin, "Akciğer dokusunda gelişen tümörler, başlangıç aşamasında belirgin bir yakınmaya neden olmayabilir. Bu nedenle kişinin kendisini sağlıklı hissetmesi, akciğerlerinde herhangi bir sorun olmadığı anlamına gelmez. Özellikle uzun yıllar sigara kullanmış kişilerde risk değerlendirmesi büyük önem taşıyor. Erken evrede tespit edilen akciğer kanserinde cerrahi tedavi seçeneği daha fazla hastada gündeme gelebiliyor" dedi.
