Günlerce emek vererek işledikleri ürünleri yurt dışına satıyorlar
Sakarya’da kursiyerlerin günlerce ilmek ilmek işlediği iğne oyaları ve el emeği ürünler görücüye çıktı. Kimisinin çeyizi için, kimisinin sosyalleşmek, kimisinin ise gelir elde etmek gayesiyle hazırladığı eserler büyük beğeni toplarken, kursiyerlerden bazılarının el emeği göz nuru ürünleri yurt dışına da gönderiliyor.
KÜLTÜR - SANAT - 13-07-2026 12:34
Sakarya’da kursiyerlerin günlerce ilmek ilmek işlediği iğne oyaları ve el emeği ürünler görücüye çıktı. Kimisinin çeyizi için, kimisinin sosyalleşmek, kimisinin ise gelir elde etmek gayesiyle hazırladığı eserler büyük beğeni toplarken, kursiyerlerden bazılarının el emeği göz nuru ürünleri yurt dışına da gönderiliyor.
Adapazarı Halk Eğitim Merkezi kursiyerlerinin hazırladığı geleneksel el sanatları eserleri, Serdivan’daki bir alışveriş merkezinde açılan sergide ziyaretçilerle buluştu. Hayatın yoğun temposundan uzaklaşmak, yeni beceriler kazanmak ve üretime katkı sağlamak isteyen kursiyerler, günler süren emeğin ardından ortaya çıkardıkları iğne oyaları, dantel ve çeşitli el işi ürünlerini sergiledi. Çoğunluğunu ev hanımlarının oluşturduğu kursiyerler arasında çeyiz hazırlayanlar, hobi gayesiyle kursa katılanlar ve el emeğini kazanca dönüştürenler de yer alıyor. İlmek ilmek işlenen iğne oyaları hem geleneksel el sanatlarının yaşatılmasına katkı sunuyor hem de ekonomik değere dönüşüyor. Kursiyerlerden Meryem Temizer, iğne oyasını annesinden öğrendiğini, Halk Eğitim Merkezi’nde aldığı eğitimlerle kendisini geliştirdiğini belirterek, hazırladığı el emeği ürünleri yurt dışına sattığını ifade etti. Temizer, kurs sayesinde hem üretmeye devam ettiğini hem de aile ekonomisine katkı sağladığını dile getirdi.
"İğne oyası da sabır işidir"
Küçük yaşlarında el yatkınlığı olduğunu fark ettikten sonra el sanatları serüvenini 16 yıldır Adazapazarı Halk Eğitim’de usta öğretici olarak devam ettiren 49 yaşında Şerife Demir, kursiyerlerin genellikle çeyiz hazırlamak isteyenlerden oluştuğunu belirtti. Öğrenilen el sanatının ilerleyen zamanlarda ek bir maddi gelir haline gelebileceğini ve öğrencilerinden memnun olduğunu belirten Demir, "Genellikle anlamında çeyiz yapacak kişiler daha çok kursumuzu tercih ediyor. Yani kızına bohça takımları, çeyizlik ürünler bunlar daha çok tercih ediyorlar ve öğrencilerimden çok memnunum. İşlerimizde daha çok iğne oyası için öğrenciler tercih ediyor. İğne oyası da sabır işidir. Zor ve emekle çıkıyor. Boncuk işlerimiz var bunun yanında. Arnavut işlerimiz var. El nakışlarımız var. Kanaviçelerimiz var. Yani öğrenci çeyiz anlamında ’hocam ben şunu yapmak istiyorum’ dediğinde her şeyi gösteriyoruz" dedi.
"Yurt dışına bile satışlar yapıyoruz"
Annesinden öğrendiği iğne oyasına ilerleyen yaşlarında tekrardan merak sararak başlayan ve yaptığı ürünleri yurt dışına sattığını belirten 48 yaşındaki kursiyer Meryem Temizer, "İğne oyası çok geleneksel bir sanat. Geçmişten günümüze gelen bir sanat. Eskiden daha otantik işler yapılıyordu. Daha tülbent, başörtü ama şu anda o kadar farklı ürünler çıkıyor ki ortaya. Broşlar yapıyoruz, tespihler yapıyoruz, panolar yapıyoruz. Daha böyle günümüze hitap eden ürünler çıkıyor ortaya ve bu da beğenileri daha çok arttırıyor. Gelenekselden biraz dışarı çıkmış olduk. Bu da hem bize maddi olarak katkı sağlıyor, hem de seçenekler çoğalıyor. İğne oyasını ben 20 yıldır yapıyorum. Başka ürün gördükçe merak edip ’ben bunu yapmalıyım’ diyorum ama kendi yaptığımdan hiç vazgeçmiyorum. Çok severek yapıyorum. İğne oyası benim için en önemli sanat. Evlendikten ve çocuklarımı büyüttükten sonra ’ne yapacağım’ diye düşündüğümde en iyi yaptığım işin iğne oyası olduğunu fark ettim. Halk Eğitim ile kendimi destekledim, daha güzel şeyler çıktı ortaya. Bu sayede yurt dışına bile satışlar yapıyoruz. İğne oyası çok seviliyor artık" diye konuştu.