BURSAGAZ işçilerinin sendikal haklar ve iş güvencesi talepleriyle başlattığı direniş 17'nci gününe girdi. İşçiler adına yapılan basın açıklamasında, iş yerinde baskı, mobbing ve sendikadan istifaya yönelik girişimlerin arttığı öne sürülerek mücadeleden geri adım atılmayacağı vurgulandı.
Açıklamada, verilen mücadelenin yalnızca BURSAGAZ çalışanlarının değil, sendikal hakların, adaletin ve insanca çalışma koşullarının savunulması adına yürütülen ortak bir emek mücadelesi olduğu ifade edildi.
İşçiler, bazı çalışanların farklı şirketlere geçmeye zorlandığını, kabul etmeyenlerin ise işsizlik tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığını iddia ederek, iş yerindeki çalışma barışının bozulduğunu belirtti.
Basın açıklamasında, Bursa 4. İş Mahkemesi'nde görülen yetki tespiti davasının uzamasına da tepki gösterildi. Açıklamada, davanın uzamasının işverenin baskı politikalarını sürdürmesine zemin hazırladığı savunularak şu ifadelere yer verildi:
"Dava uzadıkça işçiler işten atılıyor, sendikadan istifaya zorlanıyor ve çalışma barışı bozuluyor. Adaletin gecikmesi, işçiler açısından adaletin inkârı anlamına gelmektedir."
İşçiler, işveren konumundaki Kazancı Holding'e seslenerek işten çıkarılan çalışanların işe geri alınmasını, iş yerindeki baskı ve mobbing uygulamalarının sona erdirilmesini ve toplu iş sözleşmesi sürecinin önünün açılmasını talep etti.
BURSAGAZ çalışanları, mücadelelerinin yalnızca kendi hakları için değil, yüksek faturalar, taşeronlaşma ve güvencesiz çalışma düzenine karşı tüm vatandaşlar adına verildiğini belirterek Bursa halkına destek çağrısında bulundu.
Basın açıklaması, şu sözlerle sona erdi:
"Haklıyız. Kararlıyız. Kazanacağız. İşten atılan arkadaşlarımız işe dönene, sendikal haklarımız tanınana ve Toplu İş Sözleşmesi masası kurulana kadar direnişimizi sürdüreceğiz."